3 Mayıs 2011 Salı

KULA'DA ÇOCUK OLMAK...

Çocuk olmak; dünyanın en güzel duygusudur. İnsanın ömründeki en unutulmaz yıllardır. En saf, en pembe hayalleri barındırır o minicik dünyanız…
Zorluklarla karşılaştıklarında kaybolan umutlardan bir kucak dolusu mevcuttur çocuklarda. Bazen akşamları ailecek yenilen yemeklerin tadıdır çocuk olmak; ya da sabahları hep beraber yapılan kahvaltıların yaramazıdır, bir an önce masadan kalkıp kendi dünyasına gitmek isteyen.
Oyuncak bebeğin saçlarının uzamadığını kabul etmek istemeyip kesmektir. Havayı kirletmeden araba kullanmaktır, o arabaları içinde insan var mı diye açıp kırmaktır. Kısacası hiç kimsenin yaşarken kıymetini bilemediği yaş geçtikçe geriye dönüp bakıldığında ne kadar huzurlu, mutlu ve masum olduğunu düşündükçe özlediği yeniden olmak ve yeniden doğmaktır.

Bir de sönmüş lavların arasında dünyaya gözlerini açmak vardır ki o çocuk farklıdır, ayrıdır; gözleri doğuştan kara, bağrı yanıktır. Küllerinden doğmak deyimi burada kullanılmazda söyleyin nerede kullanılır?

Kula çocuğu farklıdır dedim. Çünkü onlar diğerleri gibi parkta bahçede veya evde saklambaç falan oynamaz o koskoca oyuncaklar dünyasında gider tarihle oynar, kapı tokmaklarıyla, merdiven başlıklarıyla, zafer okulunda bir yangından arda kalanlarla, zilli maşayla ve bir sürü oyun alanı park dururken gider terk edilmiş cumbalı evlerde, öksüz kiliselerde hayallerini icra eder...
Divlit’in derinliklerinden mi aldı bilinmez ama o derece sıcaktır cana yakındır. Mesela Kula çocuğunun arkadaş edinmesi için sadece ismini öğrenmesi yeterlidir.

- Adın ne?
- Mehmet
- Ben de Ahmet, hadi gel top oynayalım.

Kula’nın o dar şirin sokaklarında mutlaka bir at arabası ve arabanın arkasına sıralanmış çocukları görürsünüz, arabacıya kendilerini fark ettirmemek için müthiş bir mücadele sarf ederler ve her an atlamaya hazırdırlar. Arabacının çocukları fark etmesiyle sokaklar şenlenir; arabacının bağırması, nal sesleri ve küçük şeytanların kahkahaları bir senfoni oluşturur... Uzun soluklu bu heyecanı kırbaç yemeye göze alarak her gün yaşarlar.
biraz da kendi çocukluğumdan bahsedeyim konu açılmışken;
tabi benimkisi biraz daha farklı yer ve zaman gurur verici bir çocuk olarak;

HARUN KAYRAKÇI
DOĞUM YERİ: KULA
DOĞUM TARİHİ: 23 NİSAN 1994(Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı)

Hem Kula'da hem de ulu önderimiz M. Kemal Atatürk'ün dünya çocuklarına armağan ettiği bir günde dünyaya gelmek herhalde her çocuğa kısmet olmaz bu konuda şanslı olduğumu söyleyebilirim.
23 Nisan sabahları televizyonu açtığımda rengarenk donatılmış sokakları, bayram yerlerini gördüğümde benim doğum günümü kutladıklarını sanırdım. Şimdi aklıma gelince gülüyorum. Tabiki öyle değilmiş. Ama yine de bana ve tüm çocuklara hediye edilen bayram kutlanıyor o yüzden benim bayramım senin bayramın kim nasıl algılamak isterse öyle kalsın...

Kula'da çocuk olmaya gelince Kula benim için hayatımın her evresinde önemli ve değerlidir. Fakat insanın çocukluğunu Kula'da yaşaması kadar şen, eğlenceli, ufku genişletici, eğitici ve öğretici güzellikler harmanını tadacak bir duygu yoktur. Her köşe başında bir bakkal ve cami muhakkak vardır ve her mahallede çocukların buluştuğu kaynaştığı bir meydan... O meydanlar genellikle cami yanlarındadır ve meydan ismini camiden alır. Örneğin; Zincirli Kuyu Meydanı Tahtalıkuyu Meydanı vb. Asfalt zeminde pata küte oynanan futbola at arabalarının geçişiyle kısa bir mola verilir. Yazları tüm çocuklar Kur-an kurslarına gider, din ve kuran öğreniminin yanında sosyal aktiviteler yapılır; bilgi yarışmaları, camiler arası geziler, turnuvalar… Nedense o turnuvalarda hep yeni cami şampiyon olur. Fazla uzatmayalım çocukluk Kula'da anlatılmaz yaşanır.

Çocuk olmak özgür olmaktır. Hiçbir şeyden çekinmemek, acaba böyle yaparsam, bunu söylersem ne derler diye düşünmemektir. Büyüdükçe bu özgürlüğümüzü kaybediyor, bize yazılan rolleri oynamaya başlıyoruz

http://www.ajansmanisa.com/yazar-Kulada-Cocuk-Olmak-150/

1 yorum:

  1. HARUN BEN ZİNCİRLİ CAMİİ İ-HATİBİ M.ALİ KARCI HOCA BU YAZARLIK İŞİ SANA ÇOK GÜZEL YAKIŞMIŞ. BÖYLE GÜZEL ŞEYLER ÜRETEBİLEN GENÇ SAYISI OLDUKÇA AZ TOPLUMUMUZDA. SENİ CANI GÖNÜLDEN KUTLUYORUM HAKTAN VE HAKİKATTAN AYRILMAMA DİLEĞİYLE BAŞARILARININ DEVAMINI DİLİYORUM.

    YanıtlaSil